algıları yönetmekMotosiklet kullanmanın beyin fonksiyonlarını geliştirdiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bilim adamları bunu; “neredeyse tüm beyin hücrelerinin aktif olarak çalışmasına” bağlıyor. Farkında olmasak da beynimiz birçok olayı sentezleyip geri bildirim yapıyor. Bu noktada yapmamız gereken bu geri bildirimleri düzgün analiz edebilmek ve beynimizi sürüşe daha fazla odaklayabilmek olmalı. Algıları yönetmek denilen bu durumu ele alacağız.

Algıları yönetmek için en büyük yardımcılarımız

Bize bu konuda en büyük yardım sağlayacak kaynaklarımız şüphesiz duyu organlarımız olacak. Peki, duyu organlarımız ile motosiklet üzerinde nasıl daha fazla güvende olabiliriz?

  1. Göz

    En büyük yardımcımız konumunda olan gözümüzü doğru kullanmak büyük avantajlar sağlar örneğin; Önümüzdeki araçla mesafemizi ölçmeyi, yan yoldan çıkan bir aracı görmeyi, yaklaşan bir tehlike olup olmadığını görmemizi sağlar. Gözümüzden alacağımız faydaları arttırmanın yolu ise “Çevresel bakış” ile seyretmektir. Çevresel bakışın nasıl olduğunu test etmeniz için ayağa kalkın ve bir metre önünüze yere bir nesne koyun. Sonra tam karşınıza baktığınızda yerde duran nesneyi de gördüğünüzü fark edersiniz. Bunun tersini düşünün yere koyduğunuz cisme bakın, karşınızda başka bir nesne varsa onu göremeyeceksiniz. Çevresel bakış için sürüş esnasında gözünüz daima ileride olmalıdır. Bu size Yatay olarak 178º – Dikey olarak 135º görüş açısı sağlar. Görüş konusunda bir iki ip ucu olması bakımından, ara sokaklardan çıkması olası araçları yol ağzına bakarak kontrol etmek yerine varsa dükkân camlarının yansımalarından, geceleri far yansımalarından kontrol edebilirsiniz.

  2. Kulak

    Kulaklarınızı açın ve sürüşe odaklanın. Kulaklarınız size henüz görmediğiniz / göremediğiniz bir tehlikeyi önceden haber veriyor olabilir. Mesela arkanızdan gelen bir aracın kornası, köpek havlaması, gök gürültüsü, fren sesi vb. sesler sizin için tehlike oluşturabilecek durumları önceden algılamanıza olanak tanır. Yapmanız gereken duyduğunuz sese göre konumunuzu alıp, yolunuzu ve çevrenizi kontrol etmektir. Konumuzu belirlerken önceliğiniz en başta “güvenlik” olmalıdır. Daha sonra konumunuza uygun hızı, hızınıza uygun vitesi belirlemelisiniz. Buradaki temel sıralama hiç değişmez, “Bilgi > Konum > Hız > Vites > İvmelenme” herhangi birinde sorun çıkarsa sistem her zaman başa döner.

  3. Burun

    Algıları yönetmek konusunda bir diğer yardımcımız ise burnumuzdur. Örnek vermek gerekirse bir virajda olduğunuzu farz edin. Viraj çıkışına odaklanmış her şey yolunda sürüyorsunuz. Bir anda burnunuza gelen mazot, benzin, gaz, tezek kokusu fark ettiniz? Burnunuz kokuyu alır beyninize gönderir, beyniniz kokunun ne olduğunu tanımlar yani size geri bildirim gönderir. Yazımızın başında da söylediğimiz gibi bu geri bildirimleri iyi değerlendirmeliyiz. Böyle bir koku aldıysanız dikkatli olun! Yola; yağ, mazot, benzin, gaz dökülmüş veya hayvanların geçiş yolu üzerinde olabileceğinizden yolda tezek, çamur olabilir. Çevrenizi ve yolunuzu tekrar kontrol edin ve gerekiyorsa hızınızı düşürün.

  4. Temas

    Temas yani dokunmak. Bunu nasıl kullanabilirsiniz? Kaygan olup olmadığından emin olamadığınız bir yolda, hafifçe ayak tabanınızı yere sürterek kaygan olup olmadığı konusunda bir fikir sahibi olabilirsiniz. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken nokta; yolda bolca çukur varsa bunu yapmayın! Ayağınız çukura denk gelirse dengenizi kaybedebilirsiniz. Motosiklet botlarının altı çoğunlukla kaymaz malzemeden üretilmektedir. Yere sürttüğünüzde hiçbir tutunma emaresi görünmüyorsa o yolda daha dikkatli olmanızda fayda var. Aynı durumu motosikletinizden inmeden önce de yapmalısınız. Birçok tecrübeli sürücü bile yan ayağı açtığı yerin yumuşak zemin olmasından kaynaklı olarak motosikletini devirmiştir. Siz siz olun durduğunuz yeri inmeden önce ayağınız ile kontrol edin.

  5. Ağız

    Sürüş boyunca yol hakkında edindiğiniz bilgileri sesli olarak söyleyin. Yani yolda kendinizle konuşun. Bu durum sizi yola daha konsantre hale getirir. Olasılıkları değerlendirin ve bunları sanki başkasına söylüyormuş gibi kendinize tekrar edin. Ve arada bir gülümsemeyi ihmal etmeyin.

Gördüğünüz gibi duyu organlarımızı kullanarak sürdüğümüzde algıları yönetmek kolaylaşıyor. Bu da bize oluşabilecek tehlikelere karşı önceden hazırlıklı olma şansı doğuruyor